Daha önce kanal tedavisi uygulanmış bir dişte ağrı, hassasiyet, enfeksiyon veya kök ucunda lezyon gelişmesi, her zaman dişin çekilmesi gerektiği anlamına gelmez. Uygun vakalarda kanal tedavisi yenileme (retreatment) ile mevcut kanal tedavisi yeniden değerlendirilerek dişin ağızda tutulması mümkün olabilir.
Retreatment; daha önce kanal tedavisi yapılmış bir dişte, kök kanal sisteminin yeniden tedavi edilmesi işlemidir. Tedavinin temel amacı, devam eden veya yeniden ortaya çıkan enfeksiyonun kaynağını ortadan kaldırmak, kanal sistemini yeniden temizlemek ve dişin fonksiyonunu mümkün olduğunca uzun süre korumaktır.
Kanal tedavisinin başarısızlığının birçok farklı nedeni olabilir. Kök kanal sistemi, dişin dışarıdan görünen kısmından çok daha karmaşık bir anatomik yapıya sahiptir.
Tedavi sonrasında enfeksiyonun devam etmesine veya yeniden ortaya çıkmasına neden olabilecek durumlar arasında:
sayılabilir.
Bazı durumlarda ise radyografide görülen kök ucu lezyonunun iyileşmesi zaman alabilir. Bu nedenle yalnızca tek bir röntgen görüntüsüne bakılarak kanal tedavisinin başarısız olduğuna karar verilmemelidir.
Daha önce kanal tedavisi yapılmış bir dişte aşağıdaki bulguların ortaya çıkması yeniden değerlendirme gerektirebilir:
Kanal tedavisinden uzun süre sonra ortaya çıkan ağrı veya çiğneme hassasiyeti, dişin yeniden değerlendirilmesini gerektirebilir.
Radyografik incelemede kök ucunda enfeksiyonla uyumlu bir görüntünün devam etmesi veya daha önce iyileşmiş bir bölgede yeniden lezyon görülmesi retreatment açısından değerlendirilmelidir.
Kök kanal sisteminin yeterince temizlenmemiş veya uygun şekilde doldurulmamış olduğu durumlarda, özellikle klinik veya radyografik bulgular da eşlik ediyorsa yeniden kanal tedavisi düşünülebilir.
Bazı dişlerde kanal anatomisi beklenenden daha karmaşıktır. Özellikle tedavi edilmemiş ek bir kanalın bulunması, enfeksiyonun devam etmesinde önemli bir faktör olabilir.
Retreatment, ilk kanal tedavisine göre daha karmaşık olabilir. Çünkü dişin içinde daha önce yapılmış kanal dolgusu ve restorasyon materyalleri bulunur.
Tedavi sırasında öncelikle mevcut restorasyon ve kanal dolgularının durumu değerlendirilir. Uygun koşullarda eski kanal dolgu materyalleri uzaklaştırılır ve kök kanal sistemine yeniden ulaşılır.
Daha sonra:
Bazı karmaşık vakalarda mikroskop, gelişmiş görüntüleme yöntemleri ve özel endodontik teknikler tedavinin daha kontrollü şekilde gerçekleştirilmesine yardımcı olabilir.
Hayır. Retreatment önemli bir tedavi seçeneği olmakla birlikte %100 başarı garantisi bulunan bir işlem değildir.
Başarı; enfeksiyonun nedeni, kanal anatomisi, dişin mevcut yapısal durumu, önceki tedavinin özellikleri, restorasyonun kalitesi ve hekimin vakayı yönetme koşulları gibi birçok faktöre bağlıdır.
Bu nedenle retreatment kararı verilirken yalnızca röntgen görüntüsü değil, hastanın şikâyetleri, klinik bulguları ve dişin restoratif olarak kurtarılabilir olup olmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Daha önce kanal tedavisi yapılmış bir dişte problem tespit edildiğinde tek bir tedavi seçeneği yoktur.
Vakanın özelliklerine göre üç temel yaklaşım gündeme gelebilir:
1. Retreatment:
Kök kanal sistemine yeniden girilerek mevcut kanal tedavisinin yenilenmesidir.
2. Endodontik cerrahi:
Bazı durumlarda kanal sistemine geleneksel yöntemlerle yeterli şekilde ulaşılamıyorsa veya retreatment uygun değilse kök ucuna cerrahi olarak ulaşılması düşünülebilir.
3. Diş çekimi:
Dişin restoratif olarak kurtarılamadığı, ciddi kök kırığı bulunduğu veya prognozunun kabul edilebilir olmadığı durumlarda çekim gündeme gelebilir.
Amaç, mümkün olan her dişe aynı tedaviyi uygulamak değil; dişin uzun dönem prognozunu değerlendirerek en uygun tedavi seçeneğini belirlemektir.
Tedaviden sonra birkaç gün sürebilen hassasiyet veya çiğneme sırasında rahatsızlık görülebilir. Bu durum özellikle önceden enfeksiyon bulunan vakalarda normal iyileşme sürecinin bir parçası olabilir.
Kök ucundaki kemik dokusunun radyografik olarak iyileşmesi ise ağrının geçmesinden çok daha uzun sürebilir. Bu nedenle tedavinin başarısı yalnızca kısa dönemdeki şikâyetlere göre değerlendirilmemelidir.
Düzenli kontroller, klinik bulgular ve gerekli radyografik değerlendirmeler birlikte ele alınmalıdır.

Antalya kanal tedavisi, pulpa dokusunun geri dönüşümsüz olarak iltihaplandığı veya nekroze olduğu durumlarda, kök kanal sisteminin mekanik ve kimyasal olarak temizlenmesi, şekillendirilmesi ve uygun materyallerle doldurulmasını amaçlayan endodontik bir tedavidir. Tedavinin temel amacı, periapikal dokuların korunması ve doğal dişin ağızda fonksiyonunu sürdürmesidir.

Mikroendodontik kanal tedavisi, kök kanal tedavisinin ileri teknoloji ve yüksek büyütme altında gerçekleştirilen özel bir uygulamasıdır. Özellikle karmaşık kanal anatomisine sahip, daha önce kanal tedavisi yapılmış veya standart yöntemlerle tedavisi güç olan dişlerde önemli avantajlar sağlayabilir.

Tıkalı ve kalsifiye kanallar, kök kanal sisteminin daralması veya kalsifikasyon nedeniyle kanal girişinin ve ilerlemesinin güçleştiği kompleks endodontik durumlardır. Antalya’da bu vakalar, dişin anatomik özellikleri ve kanal sisteminin durumu değerlendirilerek uygun endodontik tekniklerle tedavi edilir.

Eski kanal tedavisinden kaynaklı enfeksiyon oluşmuş dişler.

Kanal dolgusu özel malzemeler kullanılarak kök kanalından uzaklaştırılır.

Yeniden ve doğru şekilde yapılan kanal tedavisinden sonra dişteki enfeksiyonun iyileştiği görülür.
UYARI
Sitedeki bilgiledirme amacı ile yazılan makalelerin İzinsiz, referans bağlantı verilmeden kullanılması yasal değildir ve arama motoru sıralamalarında sitenize olumsuz yönde etki edecektir.
Web Sayfamızda yer alan her türlü bilgi, değerlendirme, yorum ve görüntüler kişileri bilgilendirmeye yönelik olup, hiç bir şekilde kişinin doktorundan bağımsız teşhis ve tedaviye yönlendirilmesi anlamına gelmemektedir.
Telif Hakkı © 2019 drkeremaşkın - Tüm Hakları Saklıdır.
Bu web sitesinde çerez kullanılır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek, çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.