Diş travmaları; düşme, çarpma, spor yaralanmaları, trafik kazaları veya çeşitli kazalar sonucunda dişlerin, çevre dokuların ve çene yapılarının zarar görmesiyle ortaya çıkan durumlardır.
Özellikle ön dişler, konumları nedeniyle travmaya daha fazla maruz kalabilir. Travma sonucunda yalnızca dişin görünen kısmı değil; pulpa, kök, periodontal ligament, alveol kemiği ve çevre yumuşak dokular da etkilenebilir.
Travma sonrasında dişin görünümünün normal olması, dişin tamamen sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle özellikle dişin yer değiştirdiği, sallandığı, kırıldığı veya darbe aldığı durumlarda profesyonel değerlendirme önemlidir.
Diş travmaları farklı şiddet ve tiplerde görülebilir.
Travma sonrasında dişin destek dokuları zarar görebilir ve dişte hareketlilik oluşabilir. Bazı vakalarda diş yer değiştirmemiş olsa bile periodontal ligamentte hasar meydana gelebilir.
Travmanın şiddetine bağlı olarak diş yana, içeri veya dışarı doğru hareket edebilir. Bazı durumlarda dişin çene kemiği içerisindeki konumu da değişebilir.
Kırık yalnızca diş minesini ve dentini içerebileceği gibi pulpa dokusuna kadar ilerleyebilir.
Özellikle pulpanın açığa çıktığı kırıklarda hızlı değerlendirme önem taşır.
Kök kırıkları dişin dışarıdan görünen kısmında belirgin bir kırık olmadan da meydana gelebilir. Kırığın konumu, yönü ve çevre dokuların durumu tedavi planını doğrudan etkiler.
Dişin çene kemiğindeki yuvasından tamamen çıkmasına avülsiyon denir.
Özellikle kalıcı dişlerde bu durum gerçek bir acil diş hekimliği durumudur. Dişin ağız dışında kaldığı süre ve saklama koşulları tedavinin prognozu açısından büyük önem taşır.
Travma sonrasında dişin pulpa dokusunda hasar meydana gelebilir.
Diş travmadan hemen sonra normal görünse bile ilerleyen dönemde gri, sarı veya kahverengi renk değişikliği ortaya çıkabilir.
Bu durum pulpanın dolaşımının bozulması, pulpa dokusunda kanama veya pulpa nekrozu gibi farklı süreçlerle ilişkili olabilir.
Ancak travma sonrası meydana gelen her renk değişikliği otomatik olarak kanal tedavisi gerektiği anlamına gelmez.
Dişin canlılığı, klinik bulgular ve radyografik kontroller birlikte değerlendirilmelidir.
Her travmalı dişe kanal tedavisi yapılmaz.
Tedavi kararı:
göre belirlenir.
Özellikle genç ve kök gelişimi devam eden dişlerde pulpanın canlılığını korumaya yönelik tedaviler büyük önem taşır.
Bu nedenle travma sonrasında yalnızca tek bir muayene ile karar vermek yerine, gerektiğinde düzenli klinik ve radyografik takip yapılması gerekir.
Travma sonrasında pulpa ve kök kanal sisteminde meydana gelen değişikliklerin değerlendirilmesi bazı vakalarda ileri endodontik yaklaşım gerektirebilir.
Dental operasyon mikroskobu; özellikle kırık, kalsifikasyon, komplikasyon veya karmaşık kanal anatomisi bulunan dişlerde tedavinin daha kontrollü gerçekleştirilmesine yardımcı olabilir.
Gerekli vakalarda ileri görüntüleme yöntemleri ile birlikte değerlendirme yapılması, tedavi planının daha doğru oluşturulmasına katkı sağlayabilir.
Diş travmalarının bazı sonuçları hemen ortaya çıkmayabilir.
Travmadan haftalar veya aylar sonra:
görülebilir.
Bu nedenle travma geçiren dişlerde yalnızca ilk müdahale değil, uzun dönem takip de tedavinin önemli bir parçasıdır.
Diş travmalarında amaç yalnızca kırılan veya yer değiştiren dişi tedavi etmek değildir.
Asıl hedef:
Dişi mümkün olduğunca korumak, pulpa ve periodontal dokuların sağlığını sürdürmek, fonksiyonu yeniden sağlamak ve uzun dönem komplikasyonların gelişmesini önlemektir.
Özellikle genç hastalarda doğal dişin korunması ve kök gelişiminin devamının desteklenmesi büyük önem taşır.
Diş travması sonrasında aşağıdaki durumlardan biri varsa gecikmeden diş hekimi değerlendirmesi yapılmalıdır:
Diş travmalarında zaman, özellikle dişin tamamen yerinden çıktığı vakalarda kritik önem taşır. Ancak travmanın üzerinden zaman geçmiş olması da tedavinin mümkün olmadığı anlamına gelmez.
Her travma vakası; klinik muayene, gerekli radyografik değerlendirmeler ve hastanın yaşı ile dişin gelişim durumu dikkate alınarak bireysel olarak değerlendirilmelidir.
Doğru zamanda yapılan doğru müdahale ve düzenli takip ile travmaya uğramış birçok doğal diş, uzun yıllar boyunca ağızda sağlıklı ve fonksiyonel şekilde tutulabilir.
Travma sonrası yapılacak ilk müdahale, yaralanmanın türüne göre değişir.Diş tamamen yerinden çıktıysa:
Süt dişlerinde ise yerinden çıkan dişin tekrar yerine yerleştirilmesi önerilmez; diş hekimi tarafından değerlendirilmelidir.Travma sırasında dişin yer değiştirmesi veya kırılması durumunda ise dişi zorlayarak eski konumuna getirmeye çalışmak doğru değildir.
Travma sonucunda dişten bir parça kopmuşsa, mümkünse parça kaybedilmeden diş hekimine götürülmelidir.Bazı durumlarda kırılan parça uygun koşullarda yeniden dişe yapıştırılabilir. Bunun mümkün olup olmadığı; kırığın şekline, konumuna, parçanın durumuna ve çevre dokuların sağlığına bağlıdır. Kırık parça dişin en kısa sürede nemli bir ortamda (serum fizyolojik veya süt olabilir) taşınarak dişhekimine ulaştırılmalıdır.
UYARI
Sitedeki bilgiledirme amacı ile yazılan makalelerin İzinsiz, referans bağlantı verilmeden kullanılması yasal değildir ve arama motoru sıralamalarında sitenize olumsuz yönde etki edecektir.
Web Sayfamızda yer alan her türlü bilgi, değerlendirme, yorum ve görüntüler kişileri bilgilendirmeye yönelik olup, hiç bir şekilde kişinin doktorundan bağımsız teşhis ve tedaviye yönlendirilmesi anlamına gelmemektedir.
Telif Hakkı © 2019 drkeremaşkın - Tüm Hakları Saklıdır.
Bu web sitesinde çerez kullanılır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek, çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.